“ Yapabileceğiniz en büyük macera, hayalinizdeki hayatı yaşamaktır ”

Her girişim bir gün başarılı olmayı ve doruk noktasına ulaşmayı amaçlar. Startup’ların çoğu mütevazi başlangıçlardan gelir ve sadece birkaçı tüm engelleri aşar, en büyük olurlar, topluma verimli bir şey sağlayarak dünyayı bir şekilde değiştirmede başarılı olurlar.

Piyasadaki bu başarılı girişimleri tanımlamak adına yatırımcılar hayvan isimlerinden ve mitolojik adlardan yararlanıyor. Belki ilk başta durum biraz komik gelebilir ama gerçek bu şekilde…

Bugün muhtemelen en çok bilinen terim ise Unicorn terimi yani tek boynuzlu at.

Unicorn kavramı, tohum girişim aşaması fonu Cowboy Ventures’ın kurucusu Aileen Lee tarafından Lee ve ekibinin “Unicorn Club” dediği…


(Image credit: Emmanuel Lafont)

Gündelik hayatta kaç kişi ile iletişim halindeyiz?

5–15–50–150–500–1500 ?

Mesajlaşma uygulamalarında en çok kaç kişi ile mesajlaşıyoruz veya sosyal medya platformlarında kaç bağlantımız var?

Tüm bunların bir sınırı, iletişimimizin bir kapasitesi var mı? Varsa nedir?

Bir insan aynı anda maksimum kaç kişi ile iletişim halinde kalabilir? Şu an kullandığımız Teams, Slack grupları hatta askeriyedeki gruplar bile fazla değişmemiş gibi gözüküyor…

Gelin birlikte inceleyelim…

Bana göre gerçekten de her bakımdan kitlesel işbirlikçi bir türüz gibi görünüyor. Çocuklarımıza kendi öğrendiklerimizi öğretmekten, temel gücümüz olarak daha büyük ve daha çeşitli ilişki ağlarına dayanan endüstriyel iş bölümüne kadar, devasa bir ağ.

İşte bu konuda…


The Law of Diffusion of Innovation

Nüfusumuzun % 2,5'i Yenilikçilerimizdir
Nüfusumuzun % 13,5'i Erken Benimseyenlerimizdir
Nüfusumuzun % 34'ü Erken Davranan Çoğunluğumuzdur
Nüfusumuzun % 34'ü Geç Kalan Çoğunluğumuzdur
Nüfusumuzun % 16'sı Sona Kalanlarımızdır

Komik gelebilir ama bu böyle. Rakamlardan da biraz anlaşılacağı üzere normal dağılım şeklinde gerçekleşiyor bu durum.

Resim 1

Gündelik hayatınızı şöyle bir film şeridi gibi gözünüzün önünden geçirin.

Etrafımızda bütün profillerden insanları görmemiz mümkün.

Burada şunu vurgulamak da faydalı olacaktır: Hepimiz bu ölçekte çeşitli zamanlarda çeşitli yerlerde oturuyoruz, konumlarımız durum bazlı değişkenlik gösteriyor.

Tüketiciler yeni bir ürünü denemede ve kabul etmede birbirinden farklı tutumlar izlerler. Bu tutumlar, yeni bir ürünün benimsenmesinde tüketicilerin uyum zamanlarını farklılaştırır. Yeni…


Kırık camlar teorisi veya kırık pencereler teorisi (İngilizce: Broken Windows Theory), Amerikalı suç psikoloğu Philip Zimbardo’nun 1969 yılında yapmış olduğu bir deneyden esinlenerek elde edilmiş olan, kentsel bozukluk üzerine anti-sosyal davranışlar ve diğer suçlardaki vandalizm davranışları/belirtileri ve normları işaret eden kriminolojik bir teoridir.

Teori, düzen halindeki kamuya açık kentsel ortamlarda düzenin sürdürülmesi, daha ciddi suçların ve vandalizmin oluşmasını önlemek amacıyla izlenmesi anlamına gelir. Amaç, düzende bozulan küçük şeylerin tekrar düzenli olacak şekilde değiştirilerek, düzenin sağlanmaya devam edilmesidir.

Teori olarak 1982 yılında sosyal bilimciler James Q. Wilson ve George L. Kelling tarafından makale olarak sunulmuştur. …


Dünya üzerindeki herhangi bir insana maksimum 6 kişi vasıtasıyla ulaşabileceğinizi söylesem ne düşünürsünüz?

Belki de dünya sandığımızdan daha küçüktür.

Bu konuda ‘Ayrımın 6 Derecesi’ olarak çevirebilebileceğimiz Six Degrees of Separation adlı bir teorem mevcut.

Giriş kısmında da özetlediğim şekilde teorem aslında şunu söylüyor: Dünya üzerindeki herhangi bir kişiye aslında 6 arkadaş uzaktayız.

Sevdiğimiz bir şarkıcı, bir futbolcu veya düşünce önderi …

Hepsi maksimum 6 kişi mesafede…

1929'da Macar yazar Frigyes Karinthy bu teorinin temellerini ortaya atıyor. …


Bu yazımda gündelik hayatta kullandığım bazı verimlilik ve üretkenlik uygulamalarını sizlerle paylaşmak istedim, isterseniz sırayla incelememize başlayalım.

İlk olarak bu yazıyı aslında kaleme almadığım bilgisini paylaşmak isterim :)

Yazıyı Google Dökümanlar yardımıyla oluşturdum. Oradaki sesli asistan vasıtasıyla cümlelerimi dijital ortama aktardım. Tabi Google Dökümanlar bunlarla da sınırlı değil, içeriğinde birçok çözüm sunuyor. Buradan ulaşabilirsiniz.

İkinci uygulamamız ise Medium. Medium’da sıkça yazılar yazan biri olarak bu uygulamayla da uzun bir zaman geçiriyorum diyebilirim. Medium’da birçok kaliteli içeriğe ulaşmak mümkün. Bence yeni neslin Wikipedia’sı olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Buradan Medium’a ulaşabilirsiniz:

Medium->https://taskincengiz.medium.com/

3 uygulamam ise Podcast yayınlarım için kullandığım uygulama. Bunlar…


Müşteri Empati Haritası Oluşturun!

Müşterileriniz için unutulmaz bir deneyim yaratmak istiyorsanız, müşterilerinizin kim olduğunu ve ne istediklerini biraz daha derinlemesine incelemelisiniz. Müşterilerinizin kafasına girmeli ve kimden etkilendiklerini, acı noktalarının neler olduğunu, hedeflerini ve gündelik hayatta karşılaştıkları zorlukları düşünmelisiniz. Bu bilgileri tahmin etmenin ve müşterilerinizin deneyimini iyileştirmeye başlamanın en popüler yollarından biri, bir Müşteri Empati Haritası kullanmaktır.

Başlamaya hazırsanız, aşağıdaki resme tıklayarak ücretsiz ve düzenlenebilir Müşteri Empati Haritası şablonumuza erişebilirsiniz. Daha ayrıntılı bir açıklama için lütfen bu yazıyı okumaya devam edin!

(Buradan template’e ulaşabilirsiniz.)


Pareto 80/20 İlkesi

Merhaba bugünkü yazımızda Pareto 80/20 ilkesinden bahsedeceğiz, bu ilke ilk kez karşıma çıktığında biraz garipsemiştim ama sonrasında detaylarını öğrenince hayatımda birçok noktaya adapte ettim ve sonuçlardan oldukça memnunum.

Yazıma başlamadan önce bu konuda okuduğum bir kitap olan 80/20 kuralına dair Richard Koch tarafından yazılmış olan kitabı belirtmek isterim. Kitap özetle ‘Daha azla, daha fazlasını başarmak’ kavramını odağına alarak, Pareto 20–80 üzerine odaklanmış. Bu kitabı okuyarak da bu metodolojiyi derinlemesine öğrenebilirsiniz.

Şimdi, metodolojiye gelecek olursak:

Teori ilk olarak Pareto (İtalyan iktisatçı ve sosyolog) tarafından 1906 yılında ülkedeki gelir dağılımını incelerken ortaya çıkıyor.

Pareto, ülkedeki zenginlerin %80’inin nüfusun yüzde…


Normalde bu konuda ben de bir yazı yazacaktım ancak internette hali hazırda bu alanda yazılmış başarılı bir yazı bulduğum için bu yazıyı direkt alıntılayarak sizinle paylaşmak istedim. Orijinaline kaynakça kısmından ulaşabilirsiniz.

The Good Kitchen

The Good Kitchen, Danimarka’ nın devletten sosyal yardım alan emeklilerinin yetersiz beslenme sorununun nasıl çözüldüğünün hikayesi.

Dünya’nın sosyal haklar bakımından en gelişmiş ülkelerinden olan Danimarka’ da devletten yemek vb. sosyal destek alan 125.000′ in üzerinde emekli bulunuyor. Nüfusun yaş ortalaması sürekli artan ülkede bu desteği alan yaşlıların sayısının dramatik biçimde arttığı da biliniyor. Yaş, hastalık ve diğer sorunlardan ötürü öğün yemek desteğine ihtiyacı bulunan bu kitlenin…


Nepal’de ücra bir köyde yaşadığınızı hayal edin.

Kış ve dondurucu karla karışık hava yakınlardaki yolları kapatıyor ve neredeyse geçilemez bir hale sokuyor.

Böyle bir durumda ilk bebeğinizi yeni doğurdunuz düşünün.

Tebrikler! Küçük bir kız…

Ancak prematüre ve aşırı derecede zayıf.

Odanın sıcaklığı buz banyosu gibi geliyor bebeğe. Yakında yardım almazsa kesin olarak ölecek. Sebebi de hipotermi.

Ne yaparsın?

Dünya çapında her gün yaklaşık 15 milyon prematüre bebek doğuyor.

Hipotermiden ölen bebeklerin sayısı da yadsınamayacak kadar çok.

Hipotermi nedenli bebek ölümlerini önleyecek bir ürün tasarlamak son derece değerli bir tasarım mücadelesi gibi görünüyor.

Stanford d.school’dan bir takımın da meydan okuması tam…

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store